Sonsuz Türk

MHP’li Bülbül:CHP istikbalini yalan, çarpıtma ve iftira düzeni içinde şekillendirmek istemektedir.

MHP’li Bülbül:CHP istikbalini yalan, çarpıtma ve iftira düzeni içinde şekillendirmek istemektedir.
100
09 Ocak 2021 - 18:31

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, “Zilletin tam göbeğinde bulunan CHP yönetiminin, Türk Milletinin mukadderatına yön verebileceğini düşünmek bile akla ziyandır” dedi 

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili açıklamalarını çarpıtan CHP’li Özgür Özel’e bir tepki de MHP Grup Başkanvekili, Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül’den geldi.   “Anlaşılan o ki; CHP istikbalini yalan, çarpıtma ve iftira düzeni içinde şekillendirmek istemektedir” diyen Bülbül, “Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin ve Kuvai Milliye’nin devamı olarak kurulduğu ifade edilen CHP, bugün ne yazık ki; Mavr-i Mira, Etnik-i Eterya, Taşnak, Hınçak ve İngiliz Muhipleri Cemiyetlerinin devamı olarak faaliyet göstermektedir” dedi  MHP’li Bülbül açıklamasında şu ifadelere yer verdi:  CHP’li Ö. Özel yapmış olduğu basın toplantısında Genel Başkanımızın dün kamuoyuna yansıyan açıklamalarını çarpıtarak yine bühtanda bulunmuştur.  Anlaşılan o ki; CHP istikbalini yalan, çarpıtma ve iftira düzeni içinde şekillendirmek istemektedir.  Siyasi olarak yalandan, iftiradan, kara çalmadan medet ummak, çaresizlik alameti olmakla birlikte, ahlaki olarak nasıl bir çukurun içinde olunduğunu da açıkça göstermektedir.  CHP ve dostlarının durumu budur.  Genel Başkanımızın, Boğaziçi Üniversitesi’nde girişilen protesto eylemleriyle ilgili olarak, “Gezi parkı kalkışması çıkarmaya niyetlenmek başı ezilmesi gereken bir komplodur” açıklamasını, ‘Sanki Boğaziçi Üniversiteli öğrencilerimizin başı ezilmelidir’ demiş gibi yansıtmaya çalışmak büyük ve ahlaksız bir iftiradır.  Her kim ki; gezi parkı kalkışması benzeri bir provokasyonun içinde ise, buna tevessül ederse başı tabi ki ezilmelidir.  Burada muhatap terör ve fitne odaklarıdır.  Bu kadar net ve tartışmadan uzak biçimde kamuoyu ile paylaşılan açıklamalardan, Boğaziçi Üniversiteli öğrencilerimizin kastedildiğini ifade etmek, CHP’nin alışılan kara propaganda metodudur.  Hatırlanırsa, PKK ve DHKP-C sevici Tabipler Birliği merkez yönetimine karşı Liderimiz tarafından ortaya konulan ve ne kadar haklı olduğu kısa bir zaman içinde anlaşılan tepkiyi, sanki doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza karşı ifade edilmiş gibi göstermeye çalışan yine CHP’nin kara propaganda ekibi ve Ö. Özel’di.  CHP ve dostları, her defasında terör ve fitne odaklarının MHP tarafından deşifre edildiği anlarda; büyük bir panikle MHP’ye ve Liderimize saldırmaktadır. Bunu yaparken, yalan ve çarpıtma ile ya bir meslek grubunu veya sosyal bir kesimi MHP’yle kavgalı hale getirip, dikkatleri başka yöne çekerek, deşifre edilen terör ve fitne odaklarının izlerini kaybettirmelerine yardım etmektedir.  CHP’nin bu yardım ve yataklık faaliyeti Türkiye aleyhine her faaliyette kendini göstermektedir. Gezi olayları da bunlardan biridir.  Gezi kalkışması, terör örgütlerinin içerisine dahil olduğu ve devamında yönlendirdiği bir isyan faaliyetidir. MHP meseleye dün de, bugün de böyle bakmaktadır. Kaldı ki, gerçek de budur.  46 kamu binasının, 231 polis aracının, 44 ambulansın kullanılamaz hale geldiği, 326 iş yerinin, 201 aracın tahrip edildiği, 80 belediye otobüsü ve 85 otobüs durağının yakıldığı, 687 güvenlik görevlisinin yaralandığı, polis memuru Mustafa Sarı’nın şehit olduğu, 1.4 milyar doğrudan maddi zararın meydana geldiği, dolaylı olarak ülkemize yüz milyarlarca lira zarara sebep olan Gezi olayları, CHP tarafından masum görülüp, kahramanlık destanı olarak ifade ediliyorsa CHP’nin benzer bir kalkışma için yanıp tutuştuğunu, bunun için fırsat kolladığını söylemek yanlış olmayacaktır.  Parti tüzüğünün 1. maddesinde, M. Kemal Atatürk’ün liderliğinde, Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin ve Kuvai Milliye’nin devamı olarak kurulduğu ifade edilen CHP, bugün ne yazık ki; Mavr-i Mira, Etnik-i Eterya, Taşnak, Hınçak ve İngiliz Muhipleri Cemiyetlerinin devamı olarak faaliyet göstermektedir.  Bu durum ülkemiz açısından bir talihsizlik olduğu kadar, cumhuriyetin kurucu değerlerine bağlı gerçek manada vatansever, Atatürkçü CHP’liler açısından da büyük bir hayal kırıklığıdır.  Atatürk’e, Atatürk demem diyen DHKP-C ve PKK sevici İstanbul İl Başkanının hala görevinin başında ve adeta baş üstünde tutulması bile başlı başına ibretlik bir durumdur.  Zilletin tam göbeğinde bulunan CHP yönetiminin, Türk Milletinin mukadderatına yön verebileceğini düşünmek bile akla ziyandır. Gayri milli bütün tertip ve terkiplerin karşısında yegâne milli siyasi güç; Cumhur ittifakıdır.  Türkiye’yi gülü ve müreffeh kılmaya ant içmiş olan MHP ve Cumhur İttifakı, Cenab-ı Allah’ın izniyle bütün zorlukların ve saldırıların üstesinden gelecektir.