Sonsuz Türk

MHP ve Ülkücülük…

MHP ve Ülkücülük…
Musa Küçük
Musa Küçük( musakucuk@sonsuzturk.com )
464
27 Haziran 2019 - 17:32

Alpaslan Türkeş Türk siyasetine adım atana kadar Türk milliyetçileri ve ülkücüler mücadelelerini kurdukları dernek, vakıf ya da gazeteler etrafına toplanarak veriyorlardı. Siyasi birliktelikten uzak, anlık tepkiler veren aksülamel bir hareket görünümündeydiler. Bölünmüş bir dönem olması hasebiyle, tanınmış herhangi milliyetçi bir isim CHP’de siyaset yapmak zorunda kalıyorken, diğer değerli bir isim DP’de siyaset yapmaktaydı. Türk milliyetçileri birçok milli meselede bile farklı tavırlar sergileyebiliyordu. Bu sebepten olacak ki Alpaslan Türkeş, Türk milliyetçilerini tek adreste toplarken çok zorluk çekti. Birçok ülkücü fikir önderi ile karşı karşıya geldi ancak yılmadı. Başta siyasi anlamdaki ‘tek’ adresimiz MHP olmak üzere, insanın olduğu her yerde teşkilatlanma sürecine girdi. Gencinden yaşlısına, işçisinden işverenine, sanatçı, öğrenci, öğretmenine kadar bütün sosyal alanlarda teşkilatlanmayı sağladı. Türk milliyetçilerinin tek ses-tek yürek olup Türk siyasetinde belirleyici olmasının önünü açtı. MHP’nin siyasi yelpazenin sağ tarafında, milliyetçi bir parti olarak yerini almasını sağlayarak, öğretisini; “Türk milletinin özelliklerine uygun Müslüman ve Türk realitesini göz önünde bulunduran, modern ilim ve tekniği yol gösterici olarak kabul eden milli bir doktrin” olarak tanımladı.
Türkeş bu birlikteliğinin sonuçlarını almaya başlamıştı ve sıradaki hedefi milliyetçileri tek başına iktidara taşımaktı. Bu süreçte mevcut teröre rağmen MHP her geçen gün büyüyen bir siyasi hareket haline gelmişti.

Ve 12 Eylül darbesi…

MHP yerle bir edilmişti. Tavandan tabana ülkücü kadrolar cezaevlerine atılıyor, idamlarla yargılanıyor, işkenceler görüyor, tüm bunlar yetmiyormuş gibi MHP’siz bir Türk milliyetçiliği için yeni senaryolar gündeme alınıyordu. Amaçları Türk milliyetçilerinin teşkilatlanmasını engellemeye çalışmak, parçalamak ve belirleyici olmalarının önüne geçmekti. Seksen sonrası Türkeş ile bu yüzden çok uğraşıldı. İftira, fitne ve fesatın biri biterken bir diğeri başlıyordu. İçimizden devşirdikleri ahlak yoksunu şahsiyetsizlerle, lideri ve teşkilâtı itibarsızlaştırmak için her türlü tezgah kuruldu.. Hatta MHP’nin meclise girmesini önleyebilmek adına %10 barajı çıkarıldı lâkin ne Başbuğ Türkeş ne de Devlet Bahçeli bu tuzaklara düşmedi. Kısa sürede derlenip toparlanan MHP 90’yıllardan sonra yeniden Türk siyasetinde belirleyici olmaya başladı.

Peki ne değişti?

Hiçbirşey…!!

Fitne durur mu? Durmadı! Durmayacak!
MHP kurulduğu günden beri devam ediyor. Dün nasıl liberal ülkücüler, ülkücü mafya, muhafazakar ülkücüler gibi söylemler üretildiyse, bugün de bağımsız veya demokrat (adı her ne ise) ülkücüler aynı aklın ürünü. Değişen tek şey seçtikleri oyuncular. Maalesef her dönem birlikte iş tutacakları, üç beş tane zavallı buluyorlar kendilerine.

İşin özeti; el elliğini, bey beyliğini yapacak. Bizim gözümüz Türkmen Beyi’nde, gücümüz teşkilat. Bu süreçte MHP lideri hakkında fitne üretenlerin, dünkü konumları her ne olursa olsun ezer geçeriz.! Kırk yıl omuzumuzda taşıyıp makam ve ünvan sahibi yaptıklarımızı ayağımızın altına almasını da biliriz!!
Kimse ülkücülerin sabrını denemesin!

Dünün hatırına ses çıkarmayacağımızı sanmasın!

Bizde teşkilatın hatırı hepsinin üstündedir ve MHP Türk milleti var oldukça yaşayacak ve Türk siyasetine millet adına yön vermeye devam edecektir!

Sohbetimize Kurucu Liderimiz Alpaslan Türkeş’in sözleri ile son vermek istiyorum :
‘’Ben Ülkücüyüm ama ANAP’lı veya DYP’sin diyorlar, hepsi halt ediyor. Türk milliyetçilerinin tek adresi var oda MHP’’

Musa KÜÇÜK