Sonsuz Türk

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’DEN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALAR

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla küresel bir zirve yapılmasını önerdi.

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’DEN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALAR
622
26 Aralık 2018 - 11:31
MHP lideri Bahçeli, ”Esad rejimi ile herhangi bir şart altında Türkiye’nin bir diyalog kurmasından yana değilim” dedi. Bahçeli, Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin, İstanbul’da veya Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla küresel bir zirve yapılmasını da önerdi. Bahçeli’nin gündeminde Meclis’teki Özel-Akar tartışması ile Metin Akpınar ve Müjdat Gezen de vardı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

”(ABD’nin Suriye’den çekilme kararı) 

Gerçek sebeplerinin ne olduğunu kestirmek mümkün değildir. Ani kararın önünde ve arkasında ne yatmaktadır bilmiyorum.

(Fırat’ın doğusuna harekat hazırlığı)

Türkiye’nin terörle mücadelede çok keskin ve kararlı bir tutumu vardır. Terörle mücadeleye tam desteğimizi sürdürmekteyiz. Terörle mücadeleyi kesintiye uğratmamak, yarıda bırakmamak için Fırat’ın doğusunda beklenen müdahaleyi Türk milleti arzulamaktadır. Biz de gerçekleşeceği inancındayız.

(Ekonomide son durum) 

Bütçe görüşmeleri geçen hafta içerisinde tamamlandı oylaması yapıldı. MHP yurt dışında görevli bir milletvekili haricinde 49 oy kullanmak suretiyle bütçenin kabulü noktasında tasarrufunu ortaya koymuştur. Politikaların sonuçlarını ilk 3 ayda göreceğiz.

(Suriye’deki gelişmeler)

 Esad rejimi ile herhangi bir şart altında Türkiye’nin bir diyalog kurmasından yana değilim.

(Ortadoğu’daki gelişmeler)

 Tavsiyem İstanbul’da veya Ankara’da küresel güçlerin zirvesini gerçekleştirecek bir davet yapmasında yarar vardır. Bir küresel güç zirvesinin yapılmasında bütün Ortadoğu’daki her türlü çatışmayı ne varsa karşılıklı görüşmelerinde yarar vardır. Böyle bir öneriyi dikkate alırlar mı bilemiyorum. Türkiye’nin kanaatinin alınması Ortadoğu’daki Türkiye’nin varlığının ve Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesindeki yüksek katkısının da bir işareti olarak kabul edilmelidir. Artık Türkiye kabuğunu yırtmıştır. Güçlü devlet anlayışını artık çok çevrelere kabul ettirmek durumunda olmuştur.

(Meclis’teki CHP’li Özel-Bakan Akar tartışması) 

Türkiye’yi çok üzmüştür. CHP’nin grup başkanvekili olan şahsiyet televizyonlarda milletimizin de gözlerinin önündeki o çirkin üslubu ne CHP’ye bir fayda sağlar ne kalkar Türkiye’ye bir fayda sağlar buradan en büyük zararı o şahıs görür. Siyaseten itibarı sıfırlanmış olan bir kişi olarak toplumda kabul görür hale gelmiştir. Bu söyleyeceğimi nasıl yorumlarsınız onu bilemiyorum ama 16 Ağustos 2015’te Sayın Hulusi Akar paşa genelkurmay başkanı olmuştur. MHP olarak 3 yılda bir görev değişikliği sebebiyle genelkurmay başkanlığı görevini üstlenmiş olanlara tebrik ziyaretine gideriz başarılar dileriz. 2015’te Akar paşayı ziyaret ettim. Orada diğer genelkurmay başkanlarında yapmadığım bir olayı gerçekleştirdim. Akar paşaya Kur’an-ı Kerim Türk bayrağı ve altın kaplama bir silah hediye ettim. Ondan evvel niye verilmedi? 15 Temmuz’u gelişmeleri dikkate aldığınız vakit bunda önemli bir şey oldu yani aklımızdan geçen geleceği okuma demeyeceğim ama anlamlı hediyeyi verme ihtiyacı hissettim. Bu bir hediyedir sembolik şey olarak. Kur’an-ı Kerim bayrak ve silah. Hediyenin unsurları. O günden sonraki gelişmeleri dikkate alınca bunu verdiğime çok memnun olduğum kanaatindeyim. Hulusi Akar paşa Kur’an’a bayrağa silaha sahip çıkmıştır. Kendisine yöneltilen baskıyı yerine getirmiş olsaydı bugün burada bir toplantı olmazdı. CHP siyaseten olarak söylüyorum bir çekidüzen vermelerinde yarar var. TBMM’de o hırçın ne dediğini tekrarlayamayacak kadar cahilce konuşmalar CHP’ye bir şey kazandırmaz. Kazanan burada Hulusi Akar paşamız olmuştur. Kutluyorum kendisini.

 (Yerel seçimde AK Parti-MHP ittifakı)

Cumhur İttifakı önemli ve hayırlı bir ittifaktır Yenikapı ruhunun devamıdır. 24 Haziran seçimleri de sonuç itibariyle bu imkanı vermiştir. Cumhur İttifakı’nın 24 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne kıvrılmasından sonra karşısına Mahalli İdareler Seçimleri gelmiştir. Cumhur İttifakı’nın bakış açısı ile seçimlere yaklaşmak da yarar vardır.
Sağlam zeminde yürümektedir sonuca da gelinmiş durumdadır. Cumhur İttifakı 51 ilde ittifakı oluşturan AK Parti ve MHP kendi adayları ile seçimlere katılacaktır. Belediye meclis üyeliklerinde il genel meclis üyeliklerinde kendi adayları ile yarışacaktır. 51 ilin ilçelerinde de kendi adayları ile bu yarışı devam ettirecektir. 30 büyükşehrin üzerinde şu an için bir prensip anlaşması sağlanmıştır. 30 büyükşehir ilçelerinde çalışmalar devam etmektedir. O da birkaç gün içerisinde tamamlanmış olacaktır.

Şahsi kanaatim Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürecinde Sayın Binali Yıldırım bey hem parti genel başkanı hem başbakan olarak görüşmeleri sürdüren yapıcı yaklaşımları ile dikkat çeken bir kişi olmuştur. Bir milletvekili aday olduğu zaman seçilirse ya milletvekilliğine devam edecek ya da belediye başkanlığını tercih edecek. İstifası gerekir mi gerekmez mi tartışmasıyla bunu çıkmaz sokağa sokmanın faydası yoktur. Seçildiği gün tercihini ortaya koyacak. Belediye başkanlığını tercih ettiği andan itibaren kimin Meclis Başkanı olacağı konusu gündeme gelmiş olacak. O aşamaya geldiği zaman partiler arasında bir diyalog gelişebilir. Meclis Başkanı kim olacak tartışması Binali Yıldırım’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını gölgeler. Bunu da istismar eden Meclis’te çok sayıda parti milletvekili vardır. 30 büyükşehrin içerisinde MHP Adana, Mersin, Manisa’da geçmişte olduğu gibi adayını ortaya koyuyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de buna ılımlı yaklaştığı kanaatindeyim. Jestle rest arasında bir harf farkı vardır. Reste çevirmezse 3 büyükşehir belediyesi bizim olacaktır. Yasal zemin, büyükşehirler için mümkün olabilir ancak beldelerde mümkün olmayabilir. Mahalli idare seçimlerini esnek tutmakta fayda var. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi uygulamaya geçtiği andan itibaren ana muhalefet diye bir parti yok.

Osmaniye oy çokluğu itibariyle AK Parti’nin oyunun MHP’den fazla olduğu bir yerdir. Merkezde MHP belediye seçim çevresi itibariyle MHP’nin oyu biraz fazladır. Arzulandığı takdirde AK Parti orada aday çıkartabilir. Bir güzel yarış da yapılabilinir. Sayın Cumhurbaşkanı Cumhur İttifakının olumlu yönünü göz önüne alarak Osmaniye’de aday göstermemeyi prensip olarak benimsediğini ifade etti. Ben de arzuladığınız takdirde aday çıkartabilirsiniz dedim. 3 büyükşehrin dışında aday çıkartmamayı prensip olarak ifade ettiler. Rize’de ben aday çıkartmasam nasıl olur? Osmaniye’de aday çıkartmamayı ifade etmişlerdir. Osmaniye’de MHP’nin adayı kazanırsa o aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın da belediye başkan olacaktır.

Ankara için söyleyeceğim bir söz yok 1962-63 yıllarında İstanbul’da lise öğrencisiydim Adamo denen bir sanatçı gelmişti. Fecri Ebcioğlu bey de ona bir Türkçe söz yazmıştır her yerde kar var diye. Ben de arkadaşlarıma dedim ki güzel bir şarkıdır o kırık Türkçesi ile de çok daha anlam kazanmıştır. Her partide de MHP’li aday var. Geçmişi ülkücü olanlar…

(Müjdat Gezen ve Metin Akpınar açıklaması) 

Halk TV’nin programlarını yakinen takip ediyorum. Uğur Dündar beyin programını yakinen takip ediyorum. Eleştiri yapmak hakkımız var diyorlar ben de kullanmak istiyorum. Uğur Dündar bey programda çok tecrübeli birikimli hale gelmiş değerli bir medya mensubudur fakat Halk TV’nin halkla olan münasebetleri sırasında davet etmiş olduğu konuşmacılar aşağılayıcı tabirler hepsine bakarsanız Halk Arenası programı oldukça sulandırılmıştır konuşma esasını kaybetmiştir kim halkı ne kadar güldürürse o kadar alkış alacağı kanaatiyle iyi konuştuğunu zannetmektedir. İsterlerse bir gün burada Halk TV’nin Arena’sında neler alaya alındı alkışlar oy getirir mi bunları tartışmakta yarar var. Konuşmalar çok hoş bir şey değildi. Mussolini, sevgilisi ile ayaklarından asılmıştır. Bu resim korkunç bir resimdir. Sana zaten yazık olmuş Metin Akpınar. 21. yüzyılda 1945’i örnek göstererek eleştiri yapmak bir eleştiri değildir. Hem kendisine yazık etmiştir hem demokrasiye yazık etmiştir hem de gösterilen örnek kötü bir örnektir. Türk toplumunun geleneğinde ayaktan asılma yoktur. Ayaktan asılmayı söylerseniz bunu kastediyorsunuz faşizmi kastettiğiniz takdirde Recep Tayyip Erdoğan’ı faşizmin lideri kabul ediyorsunuz demektir. Metin Akpınar beyin Halk TV’ye çıkıp 5 dakikalık konuşma yapmasını istiyorum bu örnek yanlıştır bu eleştiri değildir benim gafletimdir demesi lazım ve milletimden özür diliyorum demesi lazım. Tavsiye ediyorum biraz ortaklık yumuşasın Metin Akpınar’ın Abuzer Kadayıf filmini seyretsinler. Bu kadar tiplemede her türlü başarıyı sağlayan kişi örnek olarak Mussolini’nin ayaklarından asılmasını nasıl örnek olarak gösterebilir.

(Meslek odalarının adlarının önündeki ‘Türk” ibaresinin kaldırılması)

 Türk isminin kaldırılması, Türk’e yakışmayan davranışlara sahip olanlar içindir. Bunların da tespiti iktidara bağlıdır. Meclis’e getirildiği takdirde değerlendirilir, gereği neyse yapılır.”