Sonsuz Türk

Lider Bahçeli: Ülkücüye haydut demek şerefsizliktir

Lider Bahçeli: Ülkücüye haydut demek şerefsizliktir
153
08 Ağustos 2019 - 15:29

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Lider Bahçeli, “HDP’nin olduğu yerde de bityeniği olduğuna inanırız. CHP, HDP ile gelecek hayalleri kurmaktadır, İP de bunun vagonudur. Bunlar ne derse desin Fırat’ın doğusunda hilal yükselmelidir. Terörle yaşamaya alışmayacağız.” dedi

Lider Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

Bugün küresel çatışma haritasına bakıldığında, özellikle Türk ve İslam coğrafyalarının bulunduğu görülecektir. Müslümanların oluk oluk kanı dökülmekte, Müslüman Müslüman’a düşman edilmektedir.

Asıl hesap, asıl hedef Türkiye’dir, Türk milletidir, Türk vatanıdır. Buna dikkat etmek, beka düzeyinde önemli ve önceliklidir. Yeniden Asya açılımını önemsemekle birlikte doğuya ve batıya tutunmak, kalıcı cevap olacaktır.

Erdemli, milli, Ankara vizyonuna sahip, Anadolu coğrafyasının 1000 yıllık jeopolitiğine bağlı kuşatmayı etkisiz hale getirecektir. Mütecaviz niyetlerin özünde Türk ve İslam değerlerine yönelik hınç, hırs ve öfke yatmaktadır. Medeniyetler arasında 9 asırdır süren boğuşma aleni bir şekilde varlığını göstermektedir. Bize göre bu tesadüfi olamaz.

“TÜRKİYE DURDURULMAK İSTENMEKTE”

Şu anda dünya üzerinde 52 ülke ve bölgede kriz ve çatışmalar devam etmektedir. Bunların 34’ünde silahlı çatışmalar yaşanmaktadır. Çarpıklıklarının hiçbirinin İslam’da yeri yoktur. İslam hem içten hem dıştan saldırı altındadır. Çürük Haçlı kafası bir yandan İslam’ın sorgulanmasını, diğer yandan da dışarıdan tahribini projelendirmektedir. Kapanmamış, kapatılmamış hesaplar her fırsatta görülmek üzere tedavüle sokulmaktadır.

İslam toplumlarının adalet, huzur ve istikrar içinde nasıl yaşadığı aklı, vicdanı olan her insanın malumudur. Korkulan tarihin tekerrürüdür. Bu amaçla Türkiye durdurulmak istenmektedir. 1968’de kurulan Roma kulübü bu amaca hizmet göstermiştir. Yeni dünya düzenini bazalarak Hıristiyan bir dünya dininin hakim olması için gizli operasyonlar yapmıştır. FETÖ’cü alçakların içinde olduğu dinler arası diyalog bu amaçla kurgulanmıştır. Dünya üzerinde tek din, tek devlet hayalini hayata geçirmektir. Ortadoğu’ya yapılan zalim markajın nedenlerini uzaklarda aramaya gerek yoktur.

“KEŞMİR’DE OYUN KURANLAR, KERKÜK’TE YIKIM PEŞİNDE”

1967 sınırlarına bağlı kalarak başkenti doğu Kudüs olacak bağımsız Filistin devleti insanlık vicdanının kaçınılmaz mecburiyetidir. 17 Eylül’de yapılacak İsrail seçimlerinde zalimler güç birliği içindedir. İslam coğrafyası kontrollü ve yönetilebilir istikrarsızlıklara hapsedilmiştir. Keşmir’de 1947’den bu yana yaşanan çatışmaların kimlerin mirası olduğu bellidir. Keşmir yarası bir kez daha kanamıştır. Pakistan ile Hindistan 3 defa savaşmalarına rağmen sonuç alamamışlar, dördüncü kez karşı karşıya gelmişlerdir. Keşmir’de oyun kuranlar, Kerkük’te yıkım peşindedir.

İran’ın ABD ve Birleşik Krallıkla gerginlik içinde olduğu açıktır. Sorunlar günbegün artış göstermektedir. İdlib mayın tarlası gibidir nerede ve nasıl infilak edeceği meçhuldür. Sina yarımadası diken üstündedir.

Yemen’de gündem silahtır, kurşundur. Suudi Arabistan ile BAE emperyalist projelerin taşeronluğuna soyunmuşlardır. Çevremiz zifiri karanlıktır.

“TERÖRİSTLERİN YANINDA KİM DURUYORSA…”

Türkiye’ye meydan okunmaktadır. Gafil ve alçaklar tarihi bir yanlışın içine düştüklerini çok yakında anlayacaktır. Bunun bedelini ödeyeceklerdir. Terör örgütleri, ekonomik baskılar, yaptırım tehditleri, darbe girişimleri Türk milletini haklı davasından geri döndüremeyecektir.

Türk milleti mazlumların umut ışığıdır. Türkiye bölgesinde parlayan yıldız, uyanmış devdir. 82 milyon tek kale, tek bilek, tek yürektir. Türkiye terörü söküp atmaya muktedirdir. Teröristlerin yanında kim duruyorsa Türkiye’nin karşısındadır.

Ülkemiz egemenlik haklarıyla birlikte, toprak bütünlüğünü savunmak suretiyle terörle mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Dost ve müttefik olduğu iddia edilen ülkelerin destek çok önemlidir. Temel arayışımız da bunu sağlamak olmalıdır. Terörist faaliyetleri etkisiz hale getirmek ülke güvenliği açısından büyük bir ihtiyaçtır.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile güney sınırlarımız boyunca inşa edilmek istenen terör koridorunu yardığımız sarih bir hakikattir. Sınırlarımızı emniyete alacak şekilde inşa edilecek güvenli bölge kaçınılmaz bir zarurettir.

“GÜVENLİ ALANI TÜRKİYE KONTROL ETMELİDİR”

Suriye’nin kuzeyinde ABD ile koordineli şekilde kurulması beklenen güvenli bölge için hareket merkezinin Türkiye’de kurulması bakımından uzlaşmaya varılmıştır. Temennimiz yeni bir oyalama sürecine tevessül edilmemesidir.

Güvenli bölge Türkiye’nin güvenliğini muhafaza etmelidir. ABD’nin PKK/YPG’yi kanatlarının altına alarak ulaşacağı hiçbir yer yoktur. Bu güvenli alanın kontrolü Türkiye tarafından sağlanmalıdır. ABD, Türkiye’yi anlamalı, sevmiyorsa da saygı duymalıdır. Terör örgütleriyle arasına mesafe koymalıdır.

Güvenli bölge kurulmasıyla ilgili müspet gelişmeler ABD’nin lütfu değildir. Türkiye’nin taviz vermesi asla düşünülemez.

30 Temmuz 2019 tarihli MGK kararında olduğu gibi Suriye sınırındaki otorite boşluğunun tehdide dönüştüğü, barış koridorunun inşası gündeme alınmıştır. Yanı başımızda terör devleti kurmayı aklından geçirenler son nefesimize kadar direnir, alayının aklını alır, heveslerini kursaklarında bırakırız.

Teslim olmayız, sessiz kalmayız, göz yummayız. Ya şerefimizle, bekamızla yaşayacağız ya da iç sabotaj, suikastla eriyip gideceğiz. Ya istiklalimizi muhafaza edeceğiz ya da izmihlale boyun eğeceğiz. Türkiye ilelebet yaşayacaktır.

“FIRAT’IN DOĞUSUNDA HİLAL YÜKSELMELİDİR”

Biz borcumuza sadığız. ABD’nin ağzına bakamayız. Biz millet ne der ona bakmalıyız. Biz milli beka ne gerektiriyor ona dikkat etmeliyiz. CHP’nin isteği müflis bir dildir. Söylenen nedir, nasıl bir diyalog kurulacaktır. Fırat’ın doğusunda Türk’e kefen biçen alçaklar var. Bunlara karşı nasıl bir diyalog teklif ediliyor. Kürt kökenli kardeşlerimizle küslük yok ki barış olsun. Biz ormanlarımızın yok edilmesini doğru bulmayız. HDP’nin olduğu yerde de bityeniği olduğuna inanırız. CHP, HDP ile gelecek hayalleri kurmaktadır, İP de bunun vagonudur. Bunlar ne derse desin Fırat’ın doğusunda hilal yükselmelidir. Terörle yaşamaya alışmayacağız.

“AYM HAKKIN DOĞASINA ZARAR VERMİŞTİR”

Şırnak, Cizre, İdil, Silvan, Sur, Bağlar, Derik, Dargeçit’te PKK’nın hendekler kazması, patlayıcılar yerleştirmesi namuslu hiçbir insanın kabul edemeyeceği işgal girişimiydi. 2 bin 300 hendek kaldırılmıştır. Bunu görmeyenler ise beka mücadelesini sabote etmeye kalkmıştır. Bu suça ortak olmayacağı bildirisiyle aşağılanmıştır. İmzacı sayısı 2 bin 200’ü aşmıştır. Sözde akademisyen ve entelektüellerin imza verdiği bildiride hak ihlali olduğu söylenmiştir. Anayasal düzeni yıkmak için kan döken, eylem yapan terör örgütüne destek olanlara verilen cezalarla ilgili nerede hak ihlali vardır? Hak nedir? Hainlerle hak ihlali kararı verenler mahşeri vicdanda sorgulanmaktadır. Devletin, vatanın, şehitlerin hakları ne olacak? AYM hak ihlali kararı ile hakkın doğasına zarar vermiştir. Geldiğimiz aşamada AYM’nin kararına mahkemenin dirayet etmemesi çelişmeyecektir.

“REZİL RÜSVA OLDUKLARINI GÖRECEKLER”

MHP’den koparak İP’e katılan kardeşlerimi birliğe davet etmiştim. Bu çağrım geniş yankı uyandırdı. Bu çağrıya kahkaha ile cevap verenler rezil rüsva olduklarını göreceklerdir.

Siyasetin gereği bazen küskünlük, kızgınlık yaşanabilmektedir. İP sadece MHP’den intikam almak için kurulan hastalıklı bir partidir.

İP kongresinde demokrasi dediler, anahtar listeyi özenle ve kurnazca yerleştirdiler. Ülkücüler dışlandı. İP’in başkanı yalan söyledi, delegelerini aldattı. İP zaman kaybıdır, ayıplıdır, sakıncalıdır. Kandil ve Pensilvanya’nın ileri karakoludur. İşbirliği yaptığı teröristlere haydut diyemeyen, ülkücülere saldıran kimliksiz ve dönekler bu millete hesap verecektir.

İP Başkanı’nın Ülkücülere haydut demesi tek kelimeyle kokuşmuşluktur. Bununla birlikte Ülkücüye haydut demek şerefsizliktir.

İşbirliği yaptığı teröristlere haydut diyemeyen, FETÖ ve PKK’ya ses çıkaramayan, bunun yerine Ülkücülere ahlaksızca saldıran kimliksiz ve dönekler zamanı geldiğinde bu millete hesap vereceklerdir.

MHP ve Ülkü Ocakları’ndan haydut değil haysiyet abidesi, ahlak ve adamlık şahanesi dava insanları, vatan ve millet sevdalısı şahsiyet anıtları yetişmektedir. Ülkücü zamanı ve zemini Türk-İslam ülküsüyle kavrayan; hadiseleri, gelişmeleri, geleceği dün bugün ölçeğinde cem edip fikir, eylem, ahlak ve inançlarıyla kuşatan iffet, itibar ve iftihar zirvesidir. Bu gerçeği bilip görmesine rağmen çarpıtan kim varsa iki cihanda da hasmımızdır. Onlardan hem bu dünyada hem de Mahkemeyi Kübra’da davacı olduğumuzu tekraren muhataplarına duyuruyorum.

Geleceğin ilk günü, geçmişin karanlığına ilave edilen bir zillet anıdır.

Ülkücü kardeşlerimi aramıza bir kez daha çağırıyorum. İP’te hayır, huzur, gelecek olmadığını ifade ediyorum. Kullanılıp kenara bırakılan kardeşlerimi kucaklamaya hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha açıklıyorum. Onlar bizim için İYİ’dir, diğerleri ise sadece İP’siz, sapsızdır.

Konuşmanın sonunda sizlerin, aziz milletimizin ve Türk-İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı gönülden kutluyorum.