Sonsuz Türk

GÖZÜMLE GÖRDÜKLERİM

GÖZÜMLE GÖRDÜKLERİM
Şerafettin Baydaroğlu
Şerafettin Baydaroğlu( serafettin.baydaroglu@sonsuzturkhaber.com )
409
17 Haziran 2019 - 20:45

31 mart yerel seçimleri Maltepe ilçe seçim kurulu toplanma ve sayım merkezi Türkan Saylan Kültür Merkezinde yaşanılan ‘’seçim yolsuzluğunun’’ Anatomisidir.

Türkiye genelinde sandıklarda oy kullanma işleminin sona ermesi ile başlayan oy sayım işlerini müteakip olarak saat 18:00 itibarı ile Müşahit olarak görev aldığımız İlçe Seçim Kurulu toplanma noktasında sandık sonuçlarının sayım ve döküm işleri tamamlanmaya başlanmış ve sandık görevlileri sorumlu oldukları sandıkları teslim etmek üzere gelmeye başlamışlardır. Saat 21:00 sularında salonda kalabalık artmaya devam etmektedir. Sandık başkanları sandıkları teslim etmeye çalışırken oy sayım ve döküm cetvellerinde tutarsızlıklar olduklarından ilçe seçim görevlileri sandık sonuçlarının düzeltilmesi gerektiğini sandık başkanlarından istemektedir. Peki bu düzeltme nasıl yapılacaktır. Bütün sandık kurulu üyeleri burada değilken sayım döküm cetveli nasıl düzeltilecektir. Oturduğumuz masayı görevli sandık başkanlarına kolaylık sağlamak için veriyoruz. Sandık başkanları sayım çuvallarını açıyor ve yapadildikleri (!) kadar sayım sonuçlarını düzeltmeye çalışıyor. Sayım döküm cetvelleri tabi ki sandık kurulunun tamamının imzası olmadan düzenlenmiş olmalıdır. Seçim Kanunu gereğince Sandık torbası sandık kuru tarafından sayım yapılan yerde sandık kurulunun huzurunda tamamlanarak bağlanır ve mühürlenir. Bu sandık çuvalı yalnızca sandık sonucuna ilçe seçim kurulunda itiraz edilmiş ve torbanın incelenmesine karar verilmiş ise açılabilir. Peki oy sayım dökümü cetvelini düzeltmek için bu sandık çuvalı o halde sandık kurulu başkanı tarafından nasıl açabilir; ve bu işlem ilçe seçim kurulunun sandık teslim merkezinde yaşanılabilir. Sandık kurulu başkanlarına gerekli eğitimi vermekten sorumlu olan İlçe Seçim Kurulu müdiresi ne iş yapmıştır. Sorumlulara gerekli eğitim verilmemiştirmi ki oy sayım döküm cetvellerini doğru olarak yazamamışlardır. Elbette ki ilçe seçim kurulu Başkanı hakim ve müdiresi devlet memuru olmayan 354 kişiyi sandık başkanı olarak atamış ise böyle olması da gayet doğal kabul edilebilir. Peki seçim Kanunu ne diyor ‘’ sandık kurulu başkan ve üyesi, devlet memuru olmak zorundadır’’.

Sandık sonuçları teslim alınmaya başlanmış, kalabalıklıklar daha da artmış ve sandık düzeltme işlemleri (!) daha da yoğunlaşmıştır.

1 nisan tarihini takiben sandık sonuçlarına itirazlar gelmeye başlamış ve İlçe seçim kurulunda hareketli günler başlamıştır.

İlçe seçim kurlu toplantı yaparak oy sayım kararı almış ve sandıkların sayıma başlanmıştır.  Cumhuriyet Halk Partisi il seçim kuruluna sayım işlemlerinin durdurulması için müracaat ederek oy sayım işleminin durdurulması için talepte bulunmuştur. İl seçim kurulu oyların sayımı için yapılan itirazı sayım işleminin başlamış olması gerekçesi ile durdurulmasının mümkün olmadığını hükmetmiş ve sayım işlemi fiilen devam etmektedir. İlçe seçim kurulu başkanı iki hakim ve ilçe seçim kurulu müdiresi ilçe seçim kurulu kararı olmadan oy sayım terminalleri oluşturulması karar almış ve sayım teminallerini çoğaltmaya başlamıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket partisi yetkilileri bu işlemin kanunsuz ve hukuki olmadığını beyanla gerekli itirazlı yapmış olmasına rağmen ilçe seçim kurulu başkanları ve seçim işleri müdiresi hangi sebeplerle bu işlemde ısrarcı olmuş ve terminal sayılarını keyfi olarak arttırmışlardır.  Daha sonra il seçin kurulu aracılığı ile Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilerek yasal ve hukuki olmayan bu kurullar durdurulmuştur. Cumhur İttifakı parti görevlileri yetkisiz olarak kurulmuş olan sayım terminallerde yapılmış olan sandık sayımlarının sonuçlarını imzalamamış ve kabul etmemiştir. Buna rağmen ilçe seçim kurulu başkanı hakimler ve seçim işleri müdiresi bu sandık sonuçları tutanaklarını sisteme geçirmek istediğinde YSK bu işlemin yapılabilmesi için kurul kararı olması gerektiğini ve en az dört kurul üyesinin imzasının olması gerektiğini hükmetmiştir. Sayım terminallerinin çalışması esnasında CHP Aydın Milletvekili Hüseyin YILDIZ parti gözlemcilerine ayrılmış bulunan alanın içinde olduğu halde seçim kuruluna fiili olarak müdahale etmeye başlamış; kendisi bu konuda diğer parti yetkilileri tarafında uyarılmasına rağmen ısrarla devam etmiş ve sayım salonunda tartışma çıkmıştır. İlçe seçim kurulu hakimleri ve seçim kurulu müdiresi kanunsuz ve hukuksuz olarak kurulmuş sayım terminalleri yine kurul kararı olmadan tek taraflı olarak durdurmuş ve dağıtmıştır. Bazı sorulara cevap bulmak gerekir. CHP neden oy sayım işlemlerinin sağlıklı olarak yapılmasını sürekli engellemeye çalışmıştır? İlçe seçim kurulu hakimleri ve seçim işleri müdiresi hangi sebeplerle bu usulsüzlükleri bilerek yapmakta ırar etmiştir.

İlçe seçim kurulu hakimleri ve seçim işleri müdiresi tekrar yeni bir zorlama ile 30 adet sayım terminali kurmaya başlamıştır. Sayım işleminin yapıldığı salonda yaklaşık olarak bütün görevliler ile birlikte 300 kişiden fazla insan vardır ve kimin ne yaptığının kontrol edilmesi mümkün değildir. CHP aydın milletvekilleri ve Hüseyin YILDIZ yine sahnededir ve sayım salonunu tekrar provake etmektedir. Bu sayım işlemi yine usulsüz ve kanuna aykırıdır. Seçim kurulu başkanı hakimler ve seçim işleri müdiresi uyarılmasına rağmen yine bu hukuksuz işleme ısrarla devam etmek isterken salonda daha sert tartışmal yaşanmış; Cumhur ittifakı partileri (APK ve MHP) kontrol edilmesi mümkün olmayan bir ortam ve sayım usulüne karşı çıkarak bütün parti çalışanlarını salon dışına çıkmaya davet etmiş ve salonu boşaltmıştır. İlçe seçim kurulu salonunda yine bir tartışma ve kaos yaşanmaktadır. Polis gözetiminde salon boşaltılır.

Bir sonraki gün ilçe seçim kurulu başkanı iki hakim ve seçim kurulu müdiresi imzalı bir karar gereğince sayım salonuna her partiden iki milletvekili dışında hiçbir partinin gözlemci görevlisi alınmamış, sayım salonun kapısının önüne bile güvenlik şeridi çekilerek sarı alan oluşturulmuş, sayım işleminin seyredilmesi bile engellenmiştir. Sorarım size şimdi. NİYE?

Seçimden sorumlu bir görevli düşünün ki en kıdemli hakim olsun ve CHP İstanbul il başkanı ile özel ve baş başa görüşme yapacak kadar pervasız davransın. İlçe seçim kurulunun çalışma ortamı olan Türkan Saylan Kültür Merkezi bir seçim kurulu merkezi olmaktan çoktan belediye çalışanları ile birlikte CHP İstanbul il, ilçe yönetim merkezi haline getirilmiştir. Mahalle baskısı (!) her anlamda uygulanmıştır. İşin garibi ise bunun yapılmasına en kıdemli hakimler ve seçim kurulu müdiresi nasıl ve neden razı olmuştur.

Sandık Sayım işlemleri kargaşa, kaos, sert tartışmalar, olaylar, kavgalar ve bir çok olumsuzluklarla birlikte zorlada olsa tamamlanmış ve sayımlar sonuncunda Binali YILDIRIM lehine 808 adet oy yazılmıştır.

Sorarım şimdi size. Bu seçimlerde oy çalınmışmıdır

Kimin hakkı yenilmiştir. Bu seçimlerde şaibe varmıdır?